25 Kasım 2014 Salı

Can boğazdan geliyor seksten geçiyor


Felsefi bir soru olan “Hayatın anlamı nedir?” her insan için farklı şekillerde algılanabiliyor, çeşitli yanıtları içinde barındırıyor, bir yaşam ve arayış sürecini ifade ediyor. Yaşarken herkes kendi yanıtını bulmaya çalışıyor ve ancak ölümle gerçekten bu soru yanıtlanabiliyor. Daha fazla güç, servet, seks, aşk, çikolata, et ve balık tüketimi, futbol, entelektüel tartışmalar ya da günü yaşamak ilk akla gelen yanıtlar oluyor.

Hayatın anlamını bazen mutluluk, sevgi ve erdem gibi kavram ve değerleri yorumlayan felsefede, Shakespeare’in tiyatral karakterlerinde, Wittgenstein’ın dil oyunlarında, Schopenhauer’un istenç kavramında, Heidegger’in hiç tartışmalarında, Sartre’nin endişe tarifinde, Samuel Beckett’in belki yaklaşımında veya Freud’un bilinçdışı tanımında, bazen de seks hayatını güçlendiren et ve balık tüketiminde aramak gerekiyor. Ne de olsa can boğazdan geliyor… Çünkü yaşamak, beslenmek ve seks bir sanattır ve bu sanat bir insanın yapabileceği en önemli, en zor ve en çetrefilli sanat türü olarak biliniyor. Çoğu zaman bu sanatın özel araç ve gereçleri bulunmuyor, onun tek aracı insanın kendisi ve potansiyel güçleri oluyor.



İyi Seks ve Mükemmel Seks

İyi seks” içgüdüsel olarak biliniyor; insan zihnini kapatabilse, rahat olabilse ve kaslarını gevşetip, dokunuşlara odaklanabilse, bunu başarabiliyor.“Mükemmel seks” ise öğrenilebiliyor. İyi seksin çoğu zaman daha güzel görünmekle ya da performansla alakası olmuyor, sadece insanın kendisini istemi dışındaki bir alana çekebilmesi, kontrolü elden bırakması, istediğini yapması, duyguların içinde kaybolması veya sağlıklı ve dengeli beslenmesi gibi çok özel kurallara uymak gerekiyor. Bu nedenle insanın ne istiyorsa onun hayalini kurması, kendisini her güzelliğe layık bulması ve rüyalarını gerçekleştirebilmek için uyanması ve beslenmesine dikkat etmesi önem taşıyor. İnsan gitmek istediği yere gitmeli, olmak istediğini olmalı, ağız tadıyla balık yemeli, iyi seksi yaşamalı, mükemmel seksi öğrenmeli. Çünkü sadece bir hayatımız ve bütün yapmak istediklerimizi yapmak için sadece bir şansımız var.


Hayatın Zevklerinden Mahrum Kalmayın

Hızla akıp giden zaman içerisinde yapmakla yükümlü olduğumuz günlük işler, genç yaşlı demeden hem kadın hem de erkeklerin beslenme biçimlerini etkisi altına almaya devam ediyor. Yiyecekleri, içecekleri, vücudumuzu, birbirimizi, cinselliği ve hemen hemen her şeyi o kadar hızlı yaşıyor ve tüketiyoruz ki, kendi sağlığımızı ve içinde bulunduğumuz ekosisteme bağlı gerçekleştirdiğimiz cinselliğimizi dahi unutup, bir yarıştaymış gibi gözü kapalı koşuyoruz. Sonrasında ise sağlığımızdan olmamak ve hayatın bize sunduğu zevklerden mahrum kalmamak için anti-aging araştırmalarına yöneliyoruz. Oysaki sağlıklı bir yaşam ve cinsel performans için yapılan hormon takviyelerindense, omega 3 yönünden oldukça zengin olan başta balık olmak üzere deniz ürünleri tüketimine ağırlık vermek gerekiyor.


Cinsel İstek ve Gücün Starı ‘Balık’

İnsan vücudunda her şeyin yolunda gitmesini sağlayan en önemli faktör kan dolaşımı sistemi. Vücuttaki kan dolaşımını hızlandıran ve merkezi sinir sistemini güçlendiren en önemli gıdaların başında ise omega yağ asitleri yönünden zengin, yapısında protein, fosfor, B6, B12 ve E vitamini, niasin veriboflavin gibi pek çok mineral ve vitamin bulunan balık geliyor. Metabolizmanın normal seyrinde çalışabilmesi, hormonların dengelenmesi ve kalp-damar hastalıkları riskine yakalanma oranının düşürülebilmesi için ‘cinsel aktivite’, spor yapmakla eş değer olarak biliniyor. Tansiyon, diyabet, kolesterol, pıhtılaşma problemi her yaştan birey için oldukça risk taşıyan faktörlerin başında geliyor. Yanlış beslenme nedeniyle karşılaşılabilen sağlık problemleri sadece kalp ve damar sağlığını olumsuz yönde etkilemekle kalmayıp kadın ve erkek cinselliğini de etkileyebiliyor. Kalp ve damar sağlığı özellikle erkeklerin sertleşme fonksiyonu açısından oldukça önemli bir yere sahip. Penisin büyümesi ve sertleşmesi yani kaliteli bir ereksiyon fonksiyonunu yerine getirebilmesi, penisin kanla dolmasına bağlı. Kadınlarda ise omega yağ asitleri, mineral ve vitaminlerin eksikliği cinsel isteksizlik problemlerinin yaşanmasına neden olabiliyor. Dolayısıyla, insanoğlunun en doğal ihtiyaçlarından ve en önemli sporlardan biri olan cinselliğin sağlıklı bir şekilde gerçekleştirilebilmesi için cinselliği olumlu yönde etkileyen balık tüketimine dikkat edilmesi önem taşıyor.


Hayatın Zevklerinden Emekli Olmayın

Bilindiği üzere, insan vücudunda üretilmeyen çoklu doymamış yağ asitleri, EPA ve DHA’nın en önemli kaynağı şüphesiz ki balık. Deniz ürünlerinden özellikle balık çeşitlerinde bulunan EPA ve DHA, beyin fonksiyonlarının ve sinir sisteminin çalışmasında büyük etki sağladığı gibi bilişsel gelişim ve kan akışının hızlanmasında yani cinsellik üzerinde de oldukça olumlu etkilere sahip. Kalp ve damar hastalıkları, damar sertliği, şeker hastalığı, kolesterol ve tansiyon gibi cinselliği olumsuz yönde etkileyen pek çok hastalıktan korunmada balık, önemli bir yer tutuyor. Ayrıca, yapısında bulunan fosfor, erkeğin cinsel gücünü artırırken, kadınlarda cinsel arzu seviyesini yükseltiyor. Özellikle deniz ürünlerinde bulunan D vitamini, kadınlarda yumurtaların döllenme hızını artırdığı gibi hem kadın hem de erkekte üreme gücünü artırıyor. Özellikle erkeklerde cinsel isteği artıran B6 vitamini ise iktidarsızlığa birebir. Bunun aksine, B12 vitamini eksikliği ise cinsel performansı düşürüyor. Bu nedenle, haftada iki kez tüketilen balık ve deniz ürünlerinin cinselliği olumlu yönde etkilediği yıllardır biliniyor. Balıkta oldukça fazla bulunan omega 6 ve niasin ise hem kadın hem de erkeklerde cinsel durgunluğun azalmasına ve olması gereken ideal hareketliliğin geri kazanılmasına neden oluyor. Sonuç olarak, hayatın zevklerinden emekli olmamak, sağlıklı ve sürekli bir cinsellik için mutlaka balık ve deniz ürünlerinin düzenli tüketilmesi gerekiyor.
http://beefandfish.com/beef-fish/yemek-psikoloji/can-bogazdan-geliyor-seksten-geciyor.html